2024 Yılı Çalışmaları
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’müzün izniyle, Antalya İli, Serik İlçesi, Belkıs Mahallesi’nde yer alan Aspendos Antik Kenti kazı çalışmalarına, Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi adına Doç.Dr Mustafa Bilgin başkanlığında başlanmıştır.
2024 yılı kazı çalışmaları, özellikle agoranın güney, kuzey ve batı kesimlerinde yoğunlaşmış; kentin Hellenistik, Roma İmparatorluk ve Geç Antik dönemlerine ait stratigrafik ve işlevsel gelişiminin anlaşılması hedeflenmiştir. İki Katlı Dükkânlar/Stoa Kompleksi’nde gerçekleştirilen kazılar sonucunda 15 dükkân ile mozaik tabanlı stoanın büyük bölümü açığa çıkarılmıştır. Agora çevresinde yürütülen cadde kazıları, kentsel ulaşım ağının evrimini ortaya koyarken, Roma Villası’nda tespit edilen mozaikli portiko, freskli mekânlar ve atrium, yapının tipik bir domus planına sahip olduğunu göstermektedir. Forum ve Tiyatro Caddesi’nde ortaya çıkarılan mimari ve altyapı kalıntıları ise kentin çok evreli kullanımını ve gelişmiş kentsel organizasyonunu belgelemektedir. Bu bulgular, Aspendos’un ekonomik, sosyal ve mekânsal gelişimine önemli katkılar sunmaktadır.
2024 YILI KAZI ÇALIŞMALARI
İki Katlı Dükkanlar / Stoa Kompleksi Kazı Çalışmaları
İki Katlı Dükkânlar-Stoa Kompleksi, agoranın batı kenarı boyunca konumlanan ve 16.50×72 m ölçülerinde inşa edilmiş anıtsal bir yapı grubudur. Kentin ticari ve kamusal gereksinimlerini karşılamak amacıyla agoranın batı kanadına yerleştirilen bu kompleks, mimari planlama açısından önemli bir organizasyon örneği sunmaktadır. Yapının batısında Agora Batı Caddesi, güneyinde Agora Güney Caddesi, A Yapısı ve Roma Villası (Domus), kuzeyinde ise Agora Kuzey Caddesi yer almaktadır. Kompleks, kuzey-güney doğrultusunda yan yana dizilmiş toplam 15 dükkândan oluşmaktadır (Lanckoroński, 1890, s. 90, 96). Yapının ön cephesinde, tabanı mozaik döşemelerle kaplanmış bir stoa uzanmaktadır, arka bölümde ise depolama birimlerine ait mimari kalıntılar tespit edilmiştir. Daha önceki kazı sezonlarında, 6., 7., 8. ve 15. dükkânlarda kazı çalışmaları yapılmıştır, 2024 yılında ise tüm dükkânların ve önlerindeki stoanın kazı çalışmaları tamamlanmıştır. Ayrıca kompleksin batı kesiminde yer alan depolama alanında yüzeysel kazılar gerçekleştirilmiş ve beden duvarlarının sınırları belirlenmiştir
![]() |
![]() |
Agora Güney Cadde Kazı Çalışmaları
Agora Güney Caddesi, kent dokusu içerisinde İki Katlı Dükkânlar/Stoa Kompleksi’nin güneyinde, A Yapısı, A Yapısı Sokağı ve Roma Villası (Domus)’nın kuzeyine konumlanmaktadır. Yaklaşık 5-11 m arasında değişen kuzey-güney genişliği ile 35 m doğu-batı uzunluğundaki bu yol, akropolisin ana ulaşım hatlarından birini oluşturmakta ve agorayı doğu-batı ekseninde bağlamaktadır. Cadde, doğudan agoraya erişim sağlamasının yanı sıra, A Yapısı Sokağı, Agora Batı Caddesi ve Geç Antik Dönem Sokağı gibi önemli arterleri birbirine bağlayan bir kavşak işlevi görmüştür. Söz konusu caddenin ortaya çıkarılması amacıyla 2023 yılında başlatılan sistematik kazılar, 2024 sezonunda alanın batı kesimine odaklanmıştır. Roma İmparatorluk Dönemi’nde inşa edilen caddenin batı kısmının, Geç Roma Dönemi’nde yenilendiği ve kullanımının MS 6. yy.’a kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu bölüm, yaklaşık 1.20 x 0.80 m boyutlarındaki dikdörtgene yakın formlu bloklarla döşenmiş olup, günümüze ulaşan kısmı 4.80 m uzunluğunda ve 8 m genişliğindedir
![]() |
![]() |
Agora Kuzey Cadde Kazı Çalışmaları
Agora Kuzey Caddesi, akropolisin temel ulaşım hatlarından birini teşkil etmekte olup, İki Katlı Dükkanlar/Stoa Kompleksi’nin kuzeyinde, Forum’un güneyi ile Nymphaion’un batısı arasında konumlanmıştır. 2024 yılı kazı sezonunda, 7×11 m boyutlarındaki bir kesimi açığa çıkarılan caddenin, agora meydanına doğu-batı doğrultusunda bağlandığı tespit edilmiştir. Cadde dolgusunda yürütülen temizlik ve tesviye işlemleri sırasında, antik yerleşimin son yıkım evresinde gerçekleşmiş bir deprem nedeniyle yola yayılmış olan konglomera bloklar ile moloz dolgu tabakası kaldırılmıştır. Tesviye çalışmalarının tamamlanmasını müteakiben, yüzeyde belirlenen in-situ konumdaki blok taşların dağılımı, ortofoto teknikleri kullanılarak havadan belgelenmiş; her bir blok numaralandırılmak suretiyle detaylı bir kataloglama çalışması gerçekleştirilmiştir. 61.79 m kotunda başlatılan kazılar, 58.30 m kotunda, dörtgen kumtaşı blokların yanı sıra İki Katlı Dükkanlar/Stoa Kompleksi’nin çatı sistemine ait yatay sima bloklarının açığa çıkarılması ile sonuçlanmış ve şimdilik araştırmaları bu seviyede tamamlanmıştır.
Agora Batı Cadde Kazı Çalışmaları
Agora Batı Caddesi ve onun doğusunda yer alan İki Katlı Dükkânlar/Stoa Kompleksi’nin mimari düzenlemesini anlamaya yönelik kazı çalışmaları ilgili alanda başlatılmıştır. Agora Batı Caddesi, kuzey-güney doğrultusunda uzanan ve taban döşemesi büyük ölçüde düzgün kesilmiş dörtgen konglomera bloklardan yapılmış bir ulaşım arteridir. Caddenin batı sınırını Roma ve Geç Antik Dönem yapılarının duvarları teşkil ederken, doğu sınırı ise İki Katlı Dükkanlar/Stoa Kompleksi’ne ait Depolama Birimi’nin duvarıyla belirlenmektedir. Kuzeygüney ve doğu-batı yönlü ana arterlerin kesişim noktasında konumlanan bu cadde hem ticari taşımacılık hem de yaya sirkülasyonu işlevlerini üstlenmiştir. Söz konusu işlevsel nitelik, caddenin genişliği ve bitişiğindeki depolama biriminin varlığı ile pekişmektedir. Caddenin kuzey-güney aksı üzerindeki toplam uzunluğu 72 m olup, genişliği güney kısımda 10 m iken, kuzeyde yoğun yapılaşmanın etkisiyle daralan cadde 6.50 m ila 7.70 m arasında değişkenlik göstermektedir. Özellikle kuzeybatı köşede yer alan ve Geç Roma Dönemi’ne tarihlendirilen bir yapı kompleksi, caddenin bu kesimde daralmasına neden olmuştur. Buna karşın, güney bölümdeki Roma Dönemi duvarlarının Geç Antik Dönem’de (MS 5. yy) kullanımı, orijinal genişliğin korunmasını sağlamıştır. Caddenin batı kanadında yürütülen araştırmalar, Geç Antik Dönem’de doğu-batı doğrultusunda uzanan ve Batı Cadde’yi dik kesen bir başka sokağın duvar örülerek kapatıldığını ortaya koymuştur. Ayrıca, cadde tabanının kuzeyden güneye doğru eğimli bir profile sahip olduğu ve bu eğimin kayda değer bir kot farkı oluşturduğu tespit edilmiştir. Stratigrafik bulgular, dolgu toprağın ilk 1 m’lik kısmında yoğun taş, moloz ve tuğla kırıkları içeren bir enkaz tabakasının varlığını işaret etmektedir. Bu seviyenin altında ise, batı aksında yer alan Roma ve Geç Antik Dönem yapılarına ait büyük boyutlu mimari blokların (kireç taşı, kum taşı ve konglomera) yıkıntı halinde cadde yüzeyine düştüğü belgelenmiştir. Bahsi geçen yıkıntı, cadde tabanını oluşturan konglomera bloklarda kısmi tahribata yol açmıştır. Çalışmaların önümüzdeki araştırma sezonlarında tamamlanması öngörülmektedir.
![]() |
![]() |
Roma Villası Kazı Çalışmaları
Roma Villası, agoraya bitişik konumu ve işlevsel bağlantısıyla dikkat çeken anıtsal bir yapı topluluğudur. Agoranın batı sınırındaki İki Katlı Dükkânlar/Stoa Kompleksi’nin güneybatısında yer alarak, kentin sivil ve ticari faaliyetlerine doğrudan katkı sunmuştur.2024 yılı kazı sezonunda, söz konusu kompleksin mimari bütünlüğünü oluşturan çeşitli birimlerde (Kuzey ve Güney Tabernae, Vestibulum, Depo, Merdivenli Sahanlık, Yatak Odaları/Cubiculum, Atrium) sistematik arkeolojik kazı çalışmaları yürütülmüştür. Kompleksin araştırılmasına, A-Yapısı Sokağı’nda gerçekleştirilen ön çalışmalar ışığında başlanmış olup, bu evrede yapı girişine ait kapı açıklıkları ile mozaik döşemeli bir portiko alanı tespit edilmiştir. Portiko döşemesi, kırmızı, beyaz ve lacivert/siyah renkli tesseralardan oluşmaktadır. Geometrik motifler, pelta kalkanı desenleri, Süleyman Düğümü kompozisyonları ve çeşitli süsleme unsurlarını içeren üç ayrı panoya sahip mozaik, 17 m uzunluğunda ve 2 m genişliğindeki bu koridorun tabanını kaplamaktadır. Sokaktan portikoya erişimi sağlayan basamaklarda, yaklaşık 2 m’lik aralıklarla düzenlenmiş çıkıntıların varlığı saptanmıştır. Bu mimari öğelerin, portikonun üst yapısını taşıyan dikey elemanların temel destek sistemine ait olduğu değerlendirilmektedir. Yapının doğu cephesinde incelenen duvar örgüsü, farklı inşa evrelerine işaret eden teknik çeşitlilik sergilemektedir: Alt seviyelerde düzgün kesme blok taş kullanımı gözlemlenirken, üst kısımlarda şekilsiz yerel taş ve konglomera blokların tercih edildiği, bunun da yapısal müdahalelerle ilişkili olduğu anlaşılmaktadır. İç mekânlarda ise, ele geçen renkli sıva (fresko) kalıntıları, söz konusu birimlerin görsel açıdan zengin ve bezemeli bir iç düzene sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Roma Villası’nın 2024 yılında açığa çıkarılan ön bölümüyle ilgili gerçekleştirilen kazılar, villanın bu kısmının mimari hatlarını ve yapı kompleksi içindeki odaların işlevsel dağılımını önemli ölçüde belirginleştirmiştir. Şu ana kadar ortaya çıkarılan verilere göre yapı, yaklaşık 19 m kuzey-güney ve 20 m doğu-batı yönünde uzanan bir alana yayılmaktadır. 62.16 m ile 61.92 m kotları arasında başlatılan kazı çalışmalarında, 59.10 m kotunda vestibulumun (giriş holü) mozaik taban döşemesi tespit edilmiştir. Mimari düzen ve ele geçen buluntular, kompleksin Aspendos’un varlıklı bir tüccarına ya da soylu bir kişisine ait olduğunu ve tipik bir Roma villası karakteri sergilediğini ortaya koymaktadır. Yapının ön cephesinde, kuzey ve güney kanatlarda yer alan mekânlar tabernae (dükkân/atölye) olarak kullanılmıştır. Ön cephenin merkezindeki kapı ise vestibuluma açılmaktadır. Vestibulumun güneyindeki küçük bir oda da güneydeki tabernaenın deposu olarak değerlendirilmiştir. Vestibulumdan, bir üst terasta bulunan atrium bölümüne, yedi basamaklı bir merdiven aracılığıyla ve tabanı mozaik döşemeli bir sahanlıktan geçiş sağlanmaktadır. Vestibulumun güneybatı köşesindeki duvarın iç kısmında, büyük olasılıkla mekânın su gereksinimini karşılamak amacıyla yapılmış bir sarnıç ve su taşıma işlevi gören künk sistemi, tüm mimari ögeleriyle birlikte yerinde bulunmuştur.
![]() |
![]() |
Forum Kazı Çalışmaları
Aspendos Akropolis’inde, antik kentin kamu yapılarının toplandığı agora ve çevresinde önemli bir açık alan olan forum, agoranın kuzeybatısındaki bouleuterionun hemen batı yanında yer almaktadır. Antik tiyatrodan batıya uzanan ve kentin ana yollarından Tiyatro Caddesi’nin bouleuterionla birleştiği noktada inşa edilmiş olan forum, yaklaşık 53×37 m boyutlarıyla dikdörtgen bir plana sahiptir. 2024 yılı kazıları sırasında forumun kuzey portik bölümünün açığa çıkarılması büyük oranda bitirilmiştir. Kazılardan elde edilen bulgular, forumun nihai yıkım aşamasına kadar çeşitli kullanım dönemleri geçirdiğine işaret etmektedir. Yapının ilk inşa evresine ait olduğu tahmin edilen kuzey portik basamakları, 27 m’lik uzunluğuyla tüm cephe boyunca önemli ölçüde sağlam kalmıştır. Doğu-batı doğrultusunda devam eden bu basamaklar, dik bir açıyla batı portiğe bağlanmaktadır. Bahsi geçen portik bölümüne çıkmak, her biri mermer kesme bloklardan oluşan, genişlikleri 40 cm ve yükseklikleri 25-30 cm arasında değişen üç basamakla sağlanmıştır. Mermer blokların altına konglomera malzemeden oturma yatakları konulmuş ve bloklar bu yataklar üzerine yerleştirilmiştir. Basamakların en üst sırası, stylobat işlevi görmektedir. Kuzey portiğin erken kullanım evresinde, bu stylobat üzerinde bir sütun dizisinin yükseldiği anlaşılmaktadır. Günümüze ulaşan ve in-situ durumda korunmuş tek kalıntı, batı ile kuzey portiklerin kesiştiği noktada bulunan, kalp formundaki bir sütun alt tamburudur. Söz konusu tambur, yapının özgün mimari düzeni hakkında değerli bir kanıt oluşturmaktadır.
![]() |
![]() |
Tiyatro Caddesi Kazı Çalışmaları
Kentin önemli yollarından Tiyatro Caddesi, merkezdeki agoranın kuzey kısmından başlayıp tiyatroya ulaşan ana güzergâhtır. Akropolisin arazi yapısına uyum sağlayacak biçimde düzenlenen cadde, forumun kuzeydoğu ucundan hareketle kuzeydoğu yönünde bulunan Anıtsal Kapı’ya kadar 70 m boyunca ilerlemektedir. Kapı önünden doğuya kırılan güzergâh, Roma Devlet Bazilikası ile tapınağın arasındaki vadiyi izleyerek 165 m kat ettikten sonra, doğu surlarının hemen batısında yer alan bir açık alana varmaktadır. Bu noktadan itibaren kent giriş kapısına bağlanan yol, kapıdan sonra yaklaşık 200 m daha devam ederek tiyatro önüne ulaşmaktadır. Forum’dan Anıtsal Kapı’ya kadar olan kısım daha önceki kazılarda gün yüzüne çıkarılmıştı. 2024 yılındaki araştırmalarda ise Aspendos Karşılama Merkezi ve Çevre Düzenlemesi Projesi çerçevesinde, Anıtsal Kapı’dan başlayıp doğu surlarının batısındaki meydana dek uzanan 125 m’lik bölüm açığa çıkarılmıştır. Yapılan bu çalışmalar, caddenin mimari yapısının ve kent içi ulaşım ilişkilerinin aydınlatılmasına önemli ölçüde yardımcı olmuştur. Tiyatro Caddesi, her iki yanı boyunca uzanan ve moloz taş, kumtaşı, konglomera ile tuğla gibi çeşitli malzemelerle inşa edilmiş bir duvar hattı tarafından sınırlandırılmıştır. Caddenin bazı kesimlerinde, genişliğin muhafaza edilmesi amacıyla anakayanın düzleştirilmesiyle doğal bir duvar görünümü kazandırılmıştır. Ayrıca, cadde üzerinden kuzey ve güney yönlerine açılan ara sokaklar, mekânsal bağlantılar ve cephe düzenlemeleri açık bir biçimde izlenebilmektedir. Güney duvarı, ilk kesitlerde 0.75 m yüksekliğe sahip olup, ilerleyen hat boyunca yükselme eğilimi göstermektedir. Anıtsal Kapı önünden başlayan ilk grid referans noktasından itibaren, 60. m’de duvar yüksekliği 3 m’ye ulaşmaktadır. Ancak bu noktadan sonra kısmen tahrip olan duvar hattı, caddenin doğu ucunda yaklaşık 0.50 m yüksekliğe kadar alçalmaktadır. Kuzey duvarı ise güneye kıyasla daha düzenli bir işçilik sergilemekte; küçük boyutlu taşların dahi dış yüzeylerinin işlenmiş olduğu görülmektedir. Kuzey duvarının başlangıç bölümleri yaklaşık 2.5 m yüksekliğinde korunagelmişken, doğuya doğru ilerlendikçe, özellikle bir fırın yapısının ardından, yükseklik düşmektedir. Caddenin genişliği başlangıçta 2.50 m olarak tespit edilmiş olup, doğu yönünde ilerledikçe kademeli olarak artmaktadır. 30. m’de 3.50 m’ye ulaşan genişlik, 31. m’de ana kayanın tıraşlandığı kesimde 4.05 m olarak ölçülmüştür. 65. m’den itibaren belirgin bir genişleme sürecine giren cadde, 7.10 m’lik bir açıklığa ulaşmıştır. Söz konusu genişleme alanına, bir fırın, tabernae ve bu tabernaeye bağlı depo niteliğindeki çeşitli mekânlar yerleştirilmiştir
![]() |
![]() |
Roma Bazilikası Güneydoğu Merdivenleri Kazı Çalışmaları
Agora’nın doğu sınırını oluşturan Roma Devlet Bazilikası’nın güneydoğu köşesinde, Bazilika Güneydoğu Merdivenleri yer alır. Bu merdivenler, Kuzeydoğu Merdivenlerin aksı konumda, karşılıklı olarak inşa edilmiştir. Merdivenlerin doğu kenarı, üzeri düzleştirilmiş ve pürüzsüz hale getirilmiş ana kaya kütlesiyle sınırlandırılırken; batı tarafı ise Roma Devlet Bazilikası’nın doğu duvarıyla sınırlandırılmıştır. 2024 yılı kazı sezonunda yürütülen çalışmalar neticesinde, güneyden kuzeye doğru sıralanan dört adet platform tespit edilmiştir. Kireçtaşı bloklardan inşa edilen bu platformlar, hafif bir eğimle kuzey yönüne doğru alçalmaktadır. Platformlar arası geçiş düzeneklerinde farklı bir uygulama gözlemlenmiştir: birinci platformdan ikinciye geçiş, 0.43 m genişliğinde ve 0.20 m yüksekliğinde bir basamakla sağlanmıştır. Diğer platformlar arasındaki geçişlerde ise, döşeme taşlarının kalınlığı dikkate alınarak her bir platform bir alt kot seviyesinden başlatılmıştır. Platformları oluşturan kireçtaşı blokların yüzeyleri, günümüze kadar kayda değer bir bozulma olmadan korunmuştur. Toplamda dört adet platform kazı çalışmaları ile tespit edilebilmiş Kireçtaşından üretilen döşeme taşları yüzeyi düzleştirilmiş ve plaka formundadır. Tamamen gün yüzüne çıkarılmış alanlar incelendiğinde, her teras benzeri yapıda dört sıra döşeme taşı bulunduğu görülür. Bu sıralardan biri geniş kesimli bloklarla oluşturulmuşken, yanındaki sıra daha ince bloklarla döşenmiştir. Güneydoğu Merdivenleri’ni öne çıkaran temel nitelik, Kuzeydoğu Merdivenleri’nin aksine tamamen teras benzeri düz bir platform olarak inşa edilmiş olmasıdır. Kuzeydoğu Merdivenleri kademeli bir platform yapısına sahipken, Güneydoğu Merdivenleri’nin açığa çıkarılan kısımları sadece düz platformlar şeklindedir . Olasılıkla bu platformlardan sonra daha dik olan bölümü olasılıkla merdivenlerle tamamlanmış olmalıdır
![]() |
![]() |













